Ay Dede Masalı

Ay Dede Masal Oku
Ay Dede Masalı

Evvel zaman içinde, şehir ışıklarının altında küçük bir apartman dairesinde yaşayan meraklı bir çocuk varmış. Adı Ahmet’miş. Ahmet’in en sevdiği köşe, odasındaki pencerenin önüymüş. Her gece uyumadan önce yastığını pencerenin kenarına koyar, battaniyesine sarılır, gökyüzündeki parlak aya bakarmış.

Ahmet, ayı “Ay Dede” diye çağırırmış. Çünkü ona göre ay, sakallı, güleryüzlü, geceyi koruyan bir dede gibiymiş. Yıldızlar göz kırparken Ahmet fısıldarmış:

İyi geceler Ay Dede… Bugün de geldin mi beni dinlemeye?”

Bir gece, rüzgar hafif hafif eserken Ahmet yine uyuyamamış. İçinden, “Keşke Ay Dede gerçekten benimle konuşsa” diye geçirmiş. Tam o sırada tuhaf bir şey olmuş. Pencereden içeri ince, gümüş renkli bir ışık süzülmüş. Işık, duvarda yuvarlak bir leke yapmış ve yavaş yavaş bir yüz şekli almış.

Yüz, tatlı bir sesle konuşmuş:

— İyi geceler Ahmet. Her gece bana selam veriyorsun. Bu kez ben sana cevap vermeye geldim.

Ahmet şaşkınlıktan yorganı burnuna kadar çekmiş.

— S-sen… Ay Dede misin? Gerçekten benimle mi konuşuyorsun?

Ay Dede gülümsemiş, ışığı odanın içinde yumuşacık yayılmış.

— Evet Ahmet. Ben Ay Dede’yim. Sen pencere kenarından bana baktıkça, ben de yukarıdan seni izliyorum. Bugün kalbin biraz tedirgin. “Neden her şey bu kadar karanlık?” diye düşündün. Onu duydum.

Ahmet yavaşça yorganın altından çıkmış, pencerenin önüne oturmuş.

— Bazen geceleri korkuyorum Ay Dede. Sokak sessizleşince, gölgeler uzayınca yalnız hissediyorum. Sen de gökyüzünde tek başına değil misin?

Ay Dede Masalı: Gökyüzünün Sessiz Arkadaşları

Ay Dede, pencerenin camında parlayan yüzünü biraz daha büyütmüş.

— Bak Ahmet, demiş. Ben gökyüzünde yalnız gibi görünsem de hiç yalnız değilim. Yıldızlar benim arkadaşım, rüzgar benim şapkam, bulutlar da battaniyem. En önemlisi, aşağıdaki çocuklar bana baktıkça onların da kalbinde yerim oluyor.

Ahmet merakla sormuş:

— Peki sen yukarıdan bizi görebiliyor musun?

— Elbette, demiş Ay Dede. Bu gece mesela… Bir şehirde bir çocuk küçük kardeşine masal okuyor. Başka bir köyde, anne çocuğunun saçını okşayıp ninni söylüyor. Bir hastane odasında, küçük bir çocuk gökyüzüne bakıp “Ay Dede, beni koru,” diye fısıldıyor. Ben hepsini görür, hepsine aynı ışığı gönderirim.

Ahmet’in içi ısınmış.

— Yani ben pencereden sana bakarken, başka çocuklar da bakıyor öyle mi?

— Evet, demiş Ay Dede. İşte bu yüzden “Ay Dede masalı” sadece senin değil, bütün çocukların masalı. Hepiniz aynı gökyüzünü paylaşıyorsunuz. Bazen kendinizi yalnız sansanız da aslında aynı ayın ışığında buluşuyorsunuz.

Dilek Yastığı

Ay Dede, odanın köşesinden Ahmet’in yastığını fark etmiş.

— Ahmet, yastığını al ve pencere kenarına getir, demiş. Bu gece bir dilek yastığı oyunu oynayalım.

Ahmet, yastığını kucaklayıp pencerenin önüne oturmuş.

— Şimdi, demiş Ay Dede, yastığına başını koy. Gözlerini kapat ama uyuma. Sadece düşün. Kalbinden üç güzel şey geçir. Kendin için, başkaları için ve dünya için.

Ahmet usulca başını yastığa koymuş. Gözlerini kapatıp fısıldamaya başlamış:

“Bir: Annemle babam hep sağlıklı olsun. İki: Dünyadaki çocuklar savaşlardan, korkulardan uzak olsun. Üç: Hiç kimse gece yalnız hissetmesin; herkesin gökyüzüne bakınca içi ısınsın.”

Ahmet bunları söylerken, yastığının kenarlarında minik, bembeyaz ışık noktaları belirmiş. Ay Dede gülümsemiş.

— İşte buna kalpten dilek derler, Ahmet, demiş. Ben bu dilekleri gökyüzündeki küçük yıldızlara paylaştıracağım. Sen her gece başını bu yastığa koyduğunda, biraz önce söylediğin iyi düşünceler seni saracak.

Uykuya Açılan Pencere

Ahmet gözlerini yavaşça açmış. Oda hâlâ aynı, pencere hâlâ yerinde, ama içi bambaşka hissediyormuş.

— Ay Dede, demiş, sen hep orada mısın?

— Bazen ince bir hilal, bazen kocaman bir tepsi gibi göründüğüm olur, diye gülmüş Ay Dede. Bazen bulutların arkasına saklanırım. Ama şunu unutma: Ben her gece gökyüzündeyim. Sen pencereden bana baktığında, ben de seni hatırlıyor olacağım.

Ahmet içini çekmiş.

— Peki ya korkarsam?

Ay Dede’nin sesi daha da yumuşamış.

— O zaman şunu yap, demiş. Pencereye bak, “Ay Dede beni görüyor” de. Sonra da aklına bugün yaptığın güzel bir şeyi getir: Birine gülmen, oyuncak paylaşman, bir hayvana su vermen… Kalbine iyi bir hatıra koyarsan, karanlık sana o kadar da korkutucu görünmez.

Ahmet başını sallamış. Göz kapakları ağırlaşmaya başlamış bile.

— Şimdi uyku zamanı küçük arkadaşım, demiş Ay Dede. Ben bu gece senin pencerenin nöbetçisiyim. Sen rahatça rüya gör.

Ahmet battaniyesini çekip yastığına daha sıkı sarılmış.

İyi geceler Ay Dede… İyi geceler benim gökyüzü arkadaşım.”

Ay Dede, pencerenin camındaki yuvarlak ışığı küçültmüş, yeniden gökyüzündeki yerine dönmüş. Mahallenin bütün pencerelerine aynı yumuşak ışığı göndermiş: Kiminin odasında bebek uyuyormuş, kiminin odasında kitap okuyan bir çocuk varmış, kiminin odasında oyuncak ayısına sarılan minik bir kalp… Hepsinin üstüne sessizce gümüş renkli bir huzur örtüsü sermiş.

Ve çocuklar… Siz de gece yatağa girmeden önce pencerenizden gökyüzüne bakarsanız, belki Ahmet’in duyduğu o yumuşak sesi siz de duyarsınız. Ay Dede, “Uykuya hazırsan buradayım” diye fısıldar belki.

Masal burada bitmiş. Gökten üç ay ışığı süzülmüş: Biri Ay Dede’ye selam gönderen çocuklara, biri yastığına güzel dilekler gizleyenlere, biri de bu Ay Dede masalı ile huzur içinde uykuya dalan bütün minik kalplere…

Uyku MasallarıHikaye Oku