Bulutların Üzerindeki Dostluk Köprüsü Masalı, Mira ve Leo’nun gökyüzünde başlayan dostluk yolculuğunu anlatan sıcak, hayal gücü yüksek bir çocuk masalıdır.
Mira, bulutların kenarında yaşayan beyaz tüylü, meraklı bir tavşandı. Her sabah gökyüzüne bakar, bulutların hangi şekle benzediğini tahmin ederdi. Bazen bir gemi görürdü, bazen kocaman bir pamuk şeker, bazen de gülümseyen bir balık.
Leo ise turuncu kuyruklu, neşeli bir sincaptı. Gökkuşağı renklerini çok severdi. Ağaç dallarından bulut tepelerine zıplar, yıldız tozlarını avuçlarında toplamaya çalışırdı. Ama Leo’nun en çok istediği şey, bütün bu güzellikleri paylaşacağı gerçek bir dost bulmaktı.
Bir sabah gökyüzünde hafif bir melodi duyuldu. Rüzgâr, bulutların arasından incecik bir şarkı taşıyordu. Mira kulaklarını dikti. Leo da kuyruğunu sallayıp etrafa baktı.
Tam o anda bulutların üzerinde rengârenk bir köprü belirdi. Köprü, güneş ışığıyla parlıyor; kırmızıdan mora uzanan renkleriyle gökyüzünü masal gibi gösteriyordu.
Mira köprünün bir ucuna geldi. Leo da diğer ucunda duruyordu.
— Merhaba, ben Mira. Sen de bu köprüyü ilk kez mi görüyorsun?
Leo heyecanla gülümsedi.
— Evet! Ben Leo. Sanki gökyüzü bizi buraya çağırmış gibi.
Mira köprüye dikkatle baktı.
— Biraz sihirli görünüyor. Geçmeye cesaretin var mı?
Leo kuyruğunu havaya kaldırdı.
— Tek başıma olsaydım biraz korkardım. Ama birlikte yürürsek neden olmasın?
Mira gülümsedi. İkisi de aynı anda gökkuşağı köprüsüne adım attı. Ayaklarının altındaki renkler hafifçe parladı. Kırmızı bölüm sıcak bir gülümseme gibiydi. Sarı bölüm güneş kadar neşeliydi. Mavi bölüm ise sakin bir ninni gibi huzur veriyordu.
Köprünün ortasına yaklaştıklarında, bulutların arasından minik bir ışık çıktı. Işık döne döne büyüdü ve sevimli bir yıldız kelebeğine dönüştü.
— Dostluk Köprüsü’nden geçmek isteyenler, önce kalplerindeki iyiliği göstermelidir, dedi yıldız kelebeği.
Mira şaşırdı.
— Bunu nasıl yapacağız?
Yıldız kelebeği kanatlarını çırptı.
— Yol boyunca yardıma ihtiyacı olanları göreceksiniz. Birlikte yardım ederseniz köprü sizi gökyüzünün en güzel yerine götürür.
Leo heyecanlandı.
— Biz yardım ederiz! Değil mi Mira?
— Evet, ederiz. Çünkü dostluk sadece birlikte yürümek değil, birlikte iyi şeyler yapmaktır.
İlk yardımı çok geçmeden gördüler. Küçük bir bulut kuşu, yumuşak bir bulutun üzerinde oturmuş ağlıyordu. Kanadına parlayan bir gökkuşağı ipi dolanmıştı.
Mira hemen yanına yaklaştı.
— Korkma küçük kuş. Sana yardım edeceğiz.
Leo ipi çözmek için aceleyle öne atıldı ama Mira onu nazikçe durdurdu.
— Yavaş Leo. Canı acımasın.
Leo başını salladı.
— Haklısın. Bazen çok hızlı davranıyorum.
Mira kuşu sakinleştirirken Leo da gökkuşağı ipini dikkatle çözdü. Birkaç dakika sonra kuş kanatlarını açtı ve sevinçle havalandı.
— Teşekkür ederim! Artık annemin yanına uçabilirim.
Köprünün kırmızı ve sarı renkleri daha parlak yanmaya başladı.
Leo gururla Mira’ya baktı.
— Birlikte yapınca daha kolay oldu.
Mira gülümsedi.
— Çünkü sen cesursun, ben de dikkatliyim. İkisi birleşince güzel bir yardım oldu.
Biraz daha yürüdüler. Bu kez mor renkli bölümde, küçük bir çiçek perisi oturuyordu. Başındaki papatya tacı dağılmış, yaprakları rüzgârla etrafa saçılmıştı.
Peri üzgün görünüyordu.
— Bugün bulut bahçesinde şenlik var. Ama tacım bozuldu. Böyle gidemem.
Leo hemen yere eğildi.
— O zaman sana yenisini yaparız!
Mira etrafa bakındı.
— Sadece aynı çiçekleri toplamayalım. Daha güzel, daha renkli bir taç yapalım.
Leo mavi bulut çiçekleri getirdi. Mira sarı papatyaları düzenledi. Birlikte pembe yapraklar, minik yıldız tozları ve yumuşak otlarla yepyeni bir taç ördüler.
Mira tacı perinin başına yerleştirdi.
— İşte oldu. Bu taç sana çok yakıştı.
Peri bulut damlasına bakıp sevindi.
— Bu eskisinden bile güzel! Siz gerçekten iyi kalpli dostlarsınız.
Köprünün yeşil ve mor renkleri ışıldadı. Gökyüzünde küçük yıldızlar belirdi.
Leo etrafa bakıp fısıldadı.
— Mira, sence köprü bizi nereye götürüyor?
Mira gökyüzünün ilerisine baktı.
— Belki de en güzel yere değil, en güzel duyguyu bulmamız gereken yere götürüyordur.
Leo biraz düşündü.
— Yani dostluğa mı?
Mira gülümsedi.
— Bence evet.
Son bölüme geldiklerinde köprünün üzerinde incecik bir sis vardı. Sislerin arasında küçük bir bulut kapısı duruyordu. Kapının önünde yaşlı bir rüzgâr kaplumbağası bekliyordu. Sırtında minik yıldızlarla dolu bir çanta vardı.
Kaplumbağa yorgun görünüyordu.
— Şu yıldızları geceye yetiştirmem gerekiyor ama çok yoruldum, dedi.
Leo hemen çantaya uzandı.
— Ben taşırım!
Mira da yanına geldi.
— Birlikte taşıyalım. Böylece kimse yorulmaz.
Leo çantanın bir ucundan, Mira diğer ucundan tuttu. Çanta ağırdı ama birlikte yürüyünce hafifledi. Kaplumbağayı bulut kapısına kadar götürdüler.
Kaplumbağa mutlu bir sesle konuştu.
— Siz sadece yardım etmediniz. Birbirinizi de tamamladınız. İşte gerçek dostluk budur.
O anda bulut kapısı açıldı. Arkasında masmavi bir gökyüzü bahçesi vardı. Çiçekler yıldız gibi parlıyor, kelebekler şarkı söylüyor, bulutlar yumuşacık yastıklar gibi süzülüyordu.
Mira hayranlıkla etrafa baktı.
— Burası harika!
Leo gözlerini büyüttü.
— Ama en güzeli buraya birlikte gelmemiz.
Yıldız kelebeği yeniden ortaya çıktı.
— Dostluk Köprüsü sizi seçti. Çünkü siz yardım ederken yarışmadınız, birbirinizi dinlediniz. Cesaretle nezaketi birleştirdiniz.
Mira, Leo’ya döndü.
— Sen olmasaydın bu kadar cesur olamazdım.
Leo da Mira’ya baktı.
— Sen olmasaydın ben de bu kadar dikkatli davranamazdım.
Sonra ikisi birlikte gülümsedi.
— Demek ki iyi dostlar birbirini değiştirir ama zorla değil, sevgiyle.
O günden sonra Mira ve Leo her sabah bulutların üzerinde buluştu. Bazen yıldız kelebeğine yardım ettiler, bazen çiçek perisinin bahçesini suladılar, bazen de bulut kuşlarına yol gösterdiler.
Gökkuşağı köprüsü ise her güzel davranışta biraz daha parladı. Çünkü o köprü, sadece renklerden yapılmamıştı. İçinde yardımseverlik vardı. Hayal gücü vardı. Cesaret vardı. En önemlisi de Mira ile Leo’nun büyüyen dostluğu vardı.
Ve derler ki, bir çocuk gökyüzüne bakıp içten bir dilek tutarsa, bulutların arasında o sihirli köprü kısa bir an için yeniden görünür.
Belki sen de bir gün o köprüyü görürsün.
O zaman dikkatli bak.
Çünkü köprünün tam ortasında, el ele yürüyen Mira ile Leo hâlâ yeni iyiliklere doğru gülümsüyordur.
