Bir varmış bir yokmuş… Yıldızlarla süslü, sessiz mi sessiz kocaman bir gökyüzü varmış. Bu gökyüzüne bakan minik bir kız çocuğu yaşarmış. Adı Ela’ymış.
Ela her akşam uyumadan önce pencerenin önüne gelir, yıldızlara bakar ve fısıldarmış:
— Ay dede, yıldızlar… Eğer beni duyan bir peri varsa bu gece yanıma gelsin, dermiş.
Bir gece ince bir rüzgar esmiş, perde hafifçe sallanmaya başlamış. Pencerenin önünde minik bir ışık belirivermiş. İşte bu, Ninni Perisi’ymiş.
Peri gülümseyip demiş ki:
— İyi geceler Ela. Ben Ninni Perisi’yim. Bu gece sana dostluk ve paylaşma üzerine küçük bir masal getirdim.
Ela yorganının altında biraz yuvarlanmış, gözleri parlamış:
— Ne güzel! Hadi anlat, diye fısıldamış.
Ninni Perisi, Ela’nın yanına oturmuş:
— Düşler Ormanı diye bir yer var, demiş. Orada minik bir sincap yaşıyor, adı Mino. Mino çok güzel fındıklar buluyor ama hiç kimseyle paylaşmak istemiyor.
Bir gün Mino’nun fındıkları bitmiş. Karnı aç, kalbi de biraz üzgünmüş. Çünkü hiç arkadaşı kalmamış. Herkes, “Mino hiç paylaşmıyor,” deyip uzaklaşmış.
Sonra ormana küçük bir kız gelmiş. Yüreğinde sıcacık bir sevgi taşıyormuş. Adı da Ela’ymış. Mino’yu üzgün görünce yanına gidip sormuş:
— Neden tek başınasın Mino?
Mino içini çekmiş:
— Çünkü hiç paylaşmadım. Şimdi de kimse benimle oynamıyor, demiş.
Küçük kız gülümsemiş:
— İstersen bugünden sonra değişiriz. Bir fındık senin, bir fındık arkadaşlarının olsun. Birlikte yer, birlikte güleriz, demiş.
Mino biraz düşünmüş. Sonra cesaretini toparlayıp ilk defa fındıklarını bölmeye başlamış. “Bu senin, bu benim, bu da diğer arkadaşa” demiş.
O anda orman değişmiş. Kuşlar şarkı söylemiş, tavşanlar zıplamış, herkes Mino’nun yanına gelmiş. Çünkü artık Mino paylaşan, güler yüzlü bir dost olmuş.
Ninni Perisi masalı bitirince Ela’ya bakmış:
— Gördün mü Ela, demiş. Az da olsa paylaşınca kalp çok ama çok büyüyor.
Ela hafifçe başını sallamış. Göz kapakları ağırlaşmaya başlamış:
— Ben de yarın oyuncağımı kardeşimle paylaşacağım… Belki arkadaşlarımla da, diye mırıldanmış.
Ninni Perisi, Ela’nın yorganını düzeltip alnına minicik bir yıldız öpücüğü kondurmuş:
— İşte bu, demiş. En güzel uyku, içinde sevgi ve paylaşma olan uykudur.
Ela gülümseyerek gözlerini kapatmış. Rüyasında Mino ile birlikte Düşler Ormanı’nda koşup fındık paylaştığını görmüş.
Masal burada bitmiş. Gökyüzünden üç minik yıldız düşmüş: Biri paylaşmayı öğrenmek isteyen çocuklara, Biri dostluğunu saklayan minik kalplere, Biri de bu masalı dinleyip huzurla uykuya dalan tüm bebeklere…
