İtfaiye Arabası Masalı

itfaiye Arabası Masalı Oku
İtfaiye Arabası Masalı

İtfaiye arabası masalı arayan çocuklar için; cesaret, yardımlaşma ve küçüklerin de büyük kahraman olabileceğini anlatan masalsı, tamamen özgün bir hikaye.

Bir varmış bir yokmuş… Tepeleri çiçeklerle süslü, sokakları cıvıl cıvıl bir kasaba varmış. Bu kasabada kocaman bir itfaiye garajı dururmuş. İçinde kırmızı, sarı, turuncu pek çok itfaiye aracı sıralanır, görev beklerlermiş.

Garajın en köşesinde ise gövdesi diğerlerinden biraz daha küçük ama ışıkları çok parlak bir itfaiye arabası yaşarmış. Adı Kıvılcım‘mış.

Büyük araçlar bazen şakalaşırmış:

— “Kıvılcım, sen küçüksün, sadece ufak işlere gidersin.”

Kıvılcım ise sessizce gülümser, içinden şöyle dermiş:

— “Belki gövdem küçük ama kalbim kocaman.”

Günlerden bir gün, sabah güneşi yeni doğarken kasabanın üzerini hafif bir sis kaplamış. Kıvılcım garaj kapısından dışarı bakarken uzaktaki Gölgeli Tepe’nin üstünde ince bir duman gördü.

— “Bu bacadan çıkan duman gibi değil… Sanki yerde bir şey yanıyor.” diye düşünmüş.

Diğer itfaiye araçları hâlâ uyku modundaymış; sirenleri kapalı, farları sönük duruyormuş.

Kıvılcım motorunu hafifçe çalıştırmış:

— “Belki küçük bir yangındır ama büyümeden bakmak gerek.”

Kimseyi rahatsız etmeden garaj kapısından dışarı süzülmüş ve Gölgeli Tepe’ye doğru yola çıkmış.

Tepeye vardığında dumanın geldiği yere doğru ilerlemiş. Kurumuş otların arasında ufak bir ateş titriyormuş. Ateş henüz büyümemiş ama etrafta kurumuş dallar varmış.

Tam o sırada ince bir cıvıltı duymuş:

— “Çirp çirp! Yardım edin lütfen!”

Kıvılcım sesi takip edince, alçak bir ağacın dalında minik bir serçe yuvası görmüş. Duman, yavru serçelerin gözlerini yaşartıyormuş.

— “Merak etmeyin, Kıvılcım burada!” demiş sirenini hafifçe çalarak.

Hortumunu açmış ama eğimli zeminden dolayı su hep başka yöne akıyormuş.

— “Su yanlış yere gidiyor, ateş ise yuvalara yaklaşmak üzere…”

Çevresine bakınırken Kıvılcım bir şey fark etmiş: Ateşin önünde yuvarlak bir taş, biraz ileride de devrilen kalın bir dal duruyormuş.

— “Eğer suyun yolunu değiştirirsem ateşi tam yerinden vurabilirim.”

Yavaşça öne manevra yapmış, lastikleriyle dalı itmiş. Dal, suyun önüne set olmuş. Bu kez hortumdan çıkan su, dalın üzerinden sekerek tam alevlerin üzerine düşmüş.

Alevler cızzzt diye ses çıkarıp sönmeye başlamış. Duman hafiflemiş, gökyüzü yeniden açılmış.

Yavru serçeler neşeyle ötüşmüş:

— “Çirp çirp! Teşekkür ederiz Kıvılcım!”

Tam o sırada, kasabadan gelen siren sesleri duyulmuş. Büyük itfaiye araçları da dumanı fark edip tepeye gelmişler.

Onlar geldiğinde yangın çoktan sönmüş, ağaç kurtulmuş, yuva güvende duruyormuş.

— “Bu işi kim yaptı?” diye sormuş iri gövdeli bir araç.

Minik serçeler hep bir ağızdan cevap vermiş:

— “Kıvılcım!”

Diğer itfaiye araçları önce şaşırmış, sonra Kıvılcım’a doğru yaklaşmış.

— “Demek yalnız çıktın ve yangını büyümeden söndürdün…”

Kıvılcım biraz utangaç bir sesle:

— “Sadece yardım çağrısını duydum ve beklemek istemedim.”

Olanları duyan kasaba halkı tepeye gelmiş. Çocuklar Kıvılcım’ın etrafında halka olmuş.

— “Sen küçüksün ama en hızlısın!”
— “Serçeleri sen kurtardın, yaşasın Kıvılcım!”

Büyük itfaiye araçlarından biri yüksek sesle demiş:

— “Bugünden sonra bu kasabanın resmi kahramanı Kıvılcım’dır.”

O günden sonra Kıvılcım, sadece küçük işlerde değil, tüm görevlerde ekibin önemli bir parçası olmuş. Dar sokaklara o girmiş, zor köşeleri o dönmüş, çocukların gözünde en güvenilir dost haline gelmiş.

Bu İtfaiye Arabası Masalını dinleyen herkes bilirmiş ki:

  • Küçük görünen biri, en kritik anda en büyük işi yapabilir.
  • Gerçek cesaret; “Ben yapamam” demeden adım atabilmektir.
  • Bir canı kurtarmak, en değerli kahramanlıktır.

Ve masal tam burada biterken gökten üç elma düşmüş;
biri itfaiyeciler gibi hayat kurtarmayı hayal eden tüm çocuklara,
biri cesur kalplere,
biri de bu itfaiye arabası masalını dinleyip yüzü gülenlere.

2 Yaş Masalı3 Yaş MasallarıÇocuk Masalları