Köpek ve Hırsız Masalı

Köpek ve Hırsız Masalı Resmi
Köpek ve Hırsız Masalı

Küçük bir mahallenin köşesinde, sabahları mis gibi ekmek kokan sıcacık bir fırın varmış. Bu fırının sahibi Gamze’ymiş. Gamze, ekmek yapmayı çok severmiş ama fırındaki en özel şey ekmekler değil, kapının önünde oturan sevimli köpeği Pati’ymiş.

Pati’nin kulakları kahverengi, gözleri parlak, kuyruğu da hiç durmadan sallanırmış. Mahalledeki çocuklar okuldan dönerken onu sever, Pati de onlara neşeyle bakarmış.

Gamze her akşam fırını kapatmadan önce Pati’nin suyunu tazeler, başını okşar ve gülümseyerek konuşurmuş.

– Pati, bugün de fırına çok güzel baktın. Sen benim küçük dostumsun.

Pati hemen kuyruğunu sallarmış.

– Hav hav!

Bu onun dilinde “Ben buradayım, merak etme,” demekmiş.

Bir gece mahalle sessizleşmiş. Evlerin ışıkları tek tek sönmüş. Fırının içinde sadece duvar saatinin sesi duyuluyormuş. Pati minderine kıvrılmış ama kulakları hâlâ dikkatle etrafı dinliyormuş.

Tam o sırada arka taraftan ince bir ses gelmiş.

Çıt… çıt…

Pati bir anda başını kaldırmış. Burnunu havaya kaldırıp koklamış. Sonra yavaşça ayağa kalkmış. Fırının küçük penceresinin yanında bir gölge varmış.

Gölge, pencereyi açmaya çalışan bir adama aitmiş. Adam çok telaşlıymış. Etrafına bakıyor, sonra tekrar pencereye dokunuyormuş.

Pati önce sessizce izlemiş. Sonra ciddi bir sesle havlamış.

– Hav!

Adam irkilmiş.

– Sus küçük köpek. Ben sadece ekmek alacağım.

Pati bir adım öne çıkmış.

– Hav hav!

Pati kızgın değilmiş ama kararlıymış. Çünkü gizlice alınan şeyin doğru olmadığını anlamış. Aç olan biri yardım isteyebilirmiş, ama hırsızlık yapmak doğru değilmiş.

Gamze üst kattaki odasında sesi duymuş. Hemen aşağı inmiş, fırının ışığını yakmış.

– Kim var orada?

Adam kaçmak istemiş ama Pati kapının önünde durup ona bakmış. Adam başını öne eğmiş.

– Özür dilerim. Yanlış yaptım. Çok açtım. Kardeşim de aç. Kapıyı çalmaya utandım.

Gamze bir süre sessiz kalmış. Sonra yumuşak ama ciddi bir sesle konuşmuş.

– Aç olman üzücü. Ama pencereyi gizlice açman doğru değil. Kapımı çalsaydın sana yardım ederdim.

Adamın gözleri dolmuş.

– Bir daha yapmayacağım. Söz veriyorum.

Gamze fırından iki ekmek, birkaç poğaça ve küçük bir paket kurabiye hazırlamış. Paketi adama uzatmış.

– Bunları al. Ama yarın sabah buraya geleceksin. Fırının önünü süpürmeme yardım edeceksin. Sözünü tutarsan sana güvenmeyi yeniden öğreniriz.

Adam paketi iki eliyle tutmuş.

– Geleceğim. Bu kez kapıdan geleceğim.

Pati adamın yanına yaklaşmış, elini koklamış. Sonra Gamze’nin yanına dönmüş. Sanki “Tamam, şimdilik inanıyorum,” der gibiymiş.

Ertesi sabah güneş doğarken fırının önüne aynı adam gelmiş. Elinde küçük bir süpürge varmış. Bu kez saklanmıyormuş, kapının önünde bekliyormuş.

Gamze kapıyı açmış.

– Günaydın. Sözünü tutmana sevindim.

Adam utanarak gülümsemiş.

– Günaydın. Adım Kerem. Dün gece yanlış yaptım ama bugün doğru başlamak istiyorum.

Gamze ona fırının önünü göstermiş. Kerem güzelce süpürmüş, boş kasaları taşımış, sonra da sıcak çayını içmiş. Pati bütün sabah onu izlemiş. Kerem ne zaman doğru bir iş yapsa Pati kuyruğunu sallamış.

Birkaç gün sonra Kerem fırına yardım etmeye devam etmiş. Artık hiçbir şeyi gizlice almıyormuş. Kapıyı çalıyor, izin istiyor ve çalışarak kazanmanın daha güzel olduğunu öğreniyormuş.

Bir gün küçük bir çocuk fırına gelmiş. Elindeki parayı saymış ama ekmek almaya yetmemiş. Çocuk üzülünce Kerem hemen bir ekmek paketlemiş.

– Bunu ben almak istiyorum. Çünkü biri bana da iyilik yapmıştı.

Gamze gülümsemiş. Pati sevinçle havlamış.

– Hav hav!

Mahallede herkes Pati’yi artık sadece sevimli bir köpek olarak değil, fırının küçük kahramanı olarak tanıyormuş. Ama Gamze çocuklara hep aynı şeyi söylermiş.

– Pati bize üç güzel şey öğretti: Cesaret, dürüstlük ve iyilik.

Çocuklardan biri merakla sormuş.

– Cesaret ne demek Gamze abla?

Gamze Pati’nin başını okşamış.

– Korksan bile doğru olanı yapmak demek.

Başka bir çocuk sormuş.

– Peki dürüstlük?

Gamze gülümsemiş.

– Saklanmadan, yalan söylemeden, hatanı kabul etmek demek.

Pati çocukların ortasına oturmuş. Hepsi ona bakınca kuyruğunu sallamış.

O günden sonra fırının kapısına küçük bir not asılmış.

– Açsan kapıyı çal. Yardım istemek ayıp değildir. Gizlice almak yanlıştır.

Her akşam fırın kapanırken Gamze Pati’ye bakıp gülümsermiş.

– İyi ki varsın küçük dostum.

Pati de her zamanki gibi cevap verirmiş.

– Hav hav!

Ve çocuklar bilirmiş ki Pati’nin havlaması sadece bir ses değilmiş. O ses, iyiliği koruyan minicik ama cesur bir kalbin sesiymiş.

Köpek ve Hırsız Masalı burada bitmiş. Bu masalı dinleyen her çocuk şunu hatırlasın: Dürüst olan kalp güven kazanır, cesur olan kalp doğruyu korur, iyilik yapan kalp ise karanlık bir geceyi bile aydınlatır.

Çocuk MasallarıHikaye Oku