Bir varmış, bir yokmuş…
Uzak bir bahçede, sabah güneşinin altında, minik bir arı kanatlarını yeni denemeye başlamış. Adı Vızır’mış — çünkü her seferinde kalbinden gelen bir “vız vız” sesiyle uçarmış.
Ana arısı ona şöyle demiş:
“Nazik ol Vızır. Çiçeklerin kalbine dokunurken izin iste. Onlar bizden korkmaz, çünkü biz onlara dostuz.”
O gün Vızır’ın gözüne mor, sarı ve beyaz renklerin dans ettiği bir çiçek ilişmiş. Sanki yüzüyle gülümseyen bir güneş gibiydi. Arı, usulca yaklaşmış:
“Merhaba güzel çiçek, adın ne?” demiş. Çiçek utangaç bir sesle cevaplamış:
“Ben Meneş. Bana ‘hercai menekşe’ derler, çünkü rengim her sabah farklı parlar ama kalbim hep aynı kalır.”
Vızır gülümsemiş. “Ne güzelmiş bu! Ben de senin dostun olabilir miyim? Nektarından tadabilir, polenini taşıyabilir miyim?”
Meneş sevinçle sallanmış:
“Elbette! Yalnız nazik ol, yapraklarım hassastır.”
Ve o anda, arı ile çiçek arasında tarifsiz bir dostluk başlamış. Vızır polen taşırken Meneş’in köklerine hayat, Meneş de Vızır’a balın sırrını veriyormuş.
Bahçede Bir Kız ve Bir Kalp
Bir gün güneş çok yakmış. Meneş susamış, toprağı kurumuş. Vızır ne yapacağını bilememiş. Tam o sırada küçük bir kız bahçeye gelmiş — Defne. Elinde minik bir sulama kabı, çiçeklerine şarkı söylüyormuş.
Vızır havada dönüp durarak Meneş’i işaret etmiş. Defne anlamış: “Ah, sen susamışsın!” Su dökmüş ama dikkatle — yapraklara değil, toprağın kalbine.
Meneş derin bir nefes almış. “Teşekkür ederim,” demiş. Vızır da sevinçle “vız vız” etmiş. O günden sonra bahçe daha canlı, çiçekler daha parlak olmuş.
Fırtınanın Dersi
Bir akşam kara bulutlar gelmiş. Küçük bir salyangoz saksıya tırmanmış, Meneş’in yaprağını kemirmeye başlamış. Meneş korkmuş ama Vızır hemen araya girmiş:
“Dur kardeşim! Aç olduğunu anlıyorum ama Meneş’in yaprakları onun nefesi. Şurada marullar var, onlarla doyabilirsin.”
Salyangoz başını kaldırmış, şaşırmış ama dinlemiş. Defne onu fark etmiş, zarar vermeden marulların yanına bırakmış. O gece herkes huzurla uyumuş. Çünkü kimse kimseyi incitmeden de anlaşılabileceğini anlamışlar.
Mevsim Döner, Kalpler Kalır
Aylar geçmiş, rüzgâr tohumları taşımış. Meneş’in çocukları, yeni menekşeler açmış. Defne defterine yazmış:
“Hercai menekşeler yarı gölge sever, arılarla dost olur.”
Vızır her sabah uğramış. “Ne güzel çoğalmışsınız!” demiş. Meneş gülümsemiş:
“Bir arının nazik kanadı, bir çocuğun dikkatli eli ve bir çiçeğin sabırlı kökü… işte mutluluğun sırrı bu.”
Kıssadan Hisse
Bu masal, Kibritçi Kız Masalı gibi içimizi ısıtır ama gözyaşı yerine umutla biter. Çünkü burada kimse yalnız değil. Her canlı bir diğerine iyi davranırsa, dünya daha yaşanır bir yer olur.
Bir damla su, bir nazik söz, bir sıcak gülüş…
Hepsi birleştiğinde, bahçeler yeniden çiçek açar.
