Pijamaskeliler Masalı

Pijamaskeliler Masalı Oku
Pijamaskeliler Masalı

Gece, şehrin çatılarında kıpkırmızı bir nabız gibi yanıp sönen ışıklar belirdi. Connor perdeyi aralayıp gökyüzünü taradı.

— Bu normal değil, dedi. Hemen Amaya ve Greg’le görüntülü konuştular; üçü de aynı tuhaf titreşimi hissediyordu.

Pijama zamanı! dedi Connor. Bir anda Connor Kedi Çocuk’a, Amaya Baykuş Kız’a, Greg Kertenkele’ye dönüştü. İz, kuzeydeki dev reklam kulesine—Neon Tepesi’ne—çıkıyordu.

Tepenin doruğunda antenlere bağlanmış kristal bir prizma dönüyor, kırmızı halkalar şehrin üstüne dalga dalga yayılıyordu. Karanlığın içinden tanıdık bir kahkaha yükseldi.

— Hoş geldiniz, minik kahramanlar! diye seslendi Romeo, jet çantasıyla havada süzülerek. — Bu Nabız Prizmasıyla bütün ışıklar benden sorulacak: panolar, trafik lambaları… hatta yıldızlar bile!

Kedi Çocuk ileri atıldı; Romeo’nun Ağır-ışını mavi bir parıltıyla onu yavaşlattı, adımları kurşun gibi ağırlaştı.

Dayan, Connor! dedi Baykuş Kız; havalanıp şehir planını gözlerinde büyüttü, enerji odaklarını taradı.

Kertenkele tabandaki çapraz panellere tutundu.

Süper Tırmanış! diye homurdandı ve metal gövdeyi sarsmaya başladı.

Romeo kumandayı çevirdi.

— Titreşim seviyesini artır! diye bağırdı. Kırmızı nabız hızlandı; sokak lambaları bir açılıp bir kapandı.

Bir açık kapak var! dedi Baykuş Kız. — Merkezi buldum; prizmanın içinde ikinci bir çekirdek saklı.

— Oyalama bende, dedi Kedi Çocuk. Ağırlaşmış olmasına rağmen kısa, keskin zikzaklar çizerek Romeo’nun nişanını bozdu.

Kertenkele gövdeyi bir kez daha silkeledi; küçük bir panel yerinden fırladı.

Baykuş Kız pelerinini dar bir ok gibi toplayıp yarı kapalı menfezden içeri daldı.

Gözler keskin, kalp sakin, diye fısıldadı. Kırmızı kabloların ortasında titreyen altın Işık Çekirdeğinin üzerindeki siyah kılıfın mandalını buldu, tek hamlede söktü.

Çekirdek sanki nefes aldı; altın bir dalga yükselip kırmızıyı yuttu. Nabız yumuşadı; tepenin üstünde sıcak bir gün ışığı gibi yayıldı. Sokak lambaları dengeli yandı, pencereler tek tek ışıldadı, gölgeler geri çekildi.

Olmaz! Ayarlarıma ne yaptınız?! diye haykırdı Romeo.

Takım işi yaptık! dedi Kedi Çocuk.

Kertenkele sistemi emniyet kipine aldı; Baykuş Kız çekirdeği şeffaf bir muhafazaya yerleştirdi.

Bugün ışıklar sizde, yarın yıldırımlar bende! diye hırladı Romeo ve jet çantasıyla uzaklaştı.

Kahramanlar kulenin kenarına dizilip şehre baktı.

Ağır da olsam durmadım; hız bazen akılla ölçülür, dedi Kedi Çocuk.

Gözlerim görmese de kalbim yönü buldu, dedi Baykuş Kız.

Ben de bir gövdeyi değil, korkumu sarstım, diye gülümsedi Kertenkele.

Altın çekirdek yumuşak bir ışıltıyla şehre son bir selam gönderdi. Çocuk odalarındaki gece lambaları huzurlu bir tonda yandı; pencerelerde kedi gözleri, ağaçlarda baykuş tüyleri usul usul parladı.

Pijamaskeliler iş başardı! Sesleri rüzgârda aynı anda yankılandı. Ay, bulutların arasından çıkıp Neon Tepesi’ni gümüşe boyadı; gece artık güvenliydi.

Ertesi sabah şehir uyanırken kimse gece olanları tam bilmedi; ama tuhaf bir ferahlık hissedildi. Trafik lambaları düzenli, tabelalar net, sokaklar huzurluydu. Ve bir yerlerde üç küçük kahraman, yeni bir nabız ve yeni bir fısıltı için geceye kulak veriyordu.

Çünkü bazen bir şehrin ışığı gökyüzünden değil; pijamalarının içindeki cesur kalplerden doğar.

Çocuk MasallarıHikaye Oku