Pokemon masalı seven tüm çocuklar için, renkli, heyecanlı ve çizgi dizi havasında yepyeni bir macera! Bu hikâyede Mert, bir anda Pokemon anime dünyasına ışınlanıyor ve Ash ile Pikachu’nun yanında kendini hiç beklemediği bir bölümün içinde buluyor.
Bir varmış bir yokmuş… Mert adında meraklı bir çocuk varmış. Okuldan her geldiğinde çantasını bırakır bırakmaz bilgisayarın başına geçer, en sevdiği çizgi diziyi açarmış: Pokemon. Ash’in cesareti, Pikachu’nun sevimliliği ve maceraları Mert’i her bölümde daha da heyecanlandırırmış.
Bir gün ekranın tam ortasında garip bir ışık belirmiş. Renkler dönmüş, dolaşmış ve odanın içine taşmış.
— Mert: “Bu… bu normal değil!”
Işık bir anda büyümüş ve Mert kendini dönen bir tünelin içine çekilmiş bulmuş.
Gözlerini açtığında karşısında biri duruyormuş.
— Ash: “Hey! Yeni Eğitmen misin? Seni daha önce görmemiştim!”
Pikachu, Ash’in omzundan atlayıp Mert’in ayakkabısına dokunmuş:
— Pikachu: “Pikaaa!”
Mert şaşkınlıktan ne diyeceğini bilememiş.
— Mert: “Ben… eğitmen değilim. Bir anda buraya ışınlandım!”
Tam o sırada çalıların içinden tuhaf bir ses duyulmuş. Ardından yüksek bir kahkaha:
— Jessie: “Hazır olun, belanız geri döndüüü!”
— James: “Bugünkü hedefimiz: Pikachu ve… bu çocuğun enerjisi!”
— Meowth: “Bir taşla iki kuş, miyav!”
Mert gözlerini açmış:
— Mert: “Bu… Team Rocket!”
Ash öne çıkmış:
— Ash: “Pikachu, hazırlık pozisyonu!”
Pikachu kuyruğunu dikmiş, yanaklarından elektrik kıvılcımları çıkmaya başlamış.
Team Rocket devasa bir ağ topu fırlatmış. Top Pikachu’ya doğru hızla geliyormuş.
— Mert: “Sağa atla Pikachu!”
Mert’in sesi o kadar kararlıymış ki Pikachu bir anda sıçramış ve ağ yere çarpmış.
Ash dönüp Mert’e bakmış:
— Ash: “Vay canına! Harika refleks! Sen gerçekten bir Eğitmen gibi davrandın!”
Team Rocket ikinci saldırıya hazırlanırken Mert yerde parıldayan bir taş fark etmiş. Hafif mavi ışık saçıyormuş.
— Mert: “Ash! Bu taş ne?”
Ash’in gözleri büyümüş.
— Ash: “Bu… Lumin Shard! Çok nadir bulunur. Bir Pokemon’un gücünü kısa süreli artırabilir!”
Pikachu’ya uzatmışlar. Taşın ışığı Pikachu’yu sarmış ve Pikachu daha enerjik görünmeye başlamış.
— Pikachu: “Pika… CHUUUU!”
Elektrik gökyüzünü aydınlatmış. Team Rocket’ın makinesi bir anda patlayıp dumanlar içinde kalmış.
— Jessie: “Bu çocuk da nereden çıktı?!”
— James: “Planımız yine bozuldu!”
— Meowth: “Yine uçuyoruz miiiyav!”
Ve Team Rocket gökyüzünde kaybolmuş.
Ash, Mert’in yanına yürümüş.
— Ash: “Seninle tanışmak harikaydı. Cesaretin olmasa Pikachu’yu kurtaramazdık.”
Pikachu Mert’in bacağına sarılmış.
— Pikachu: “Pikapiii!”
Lumin Shard bir kez daha parlamaya başlamış ve Mert’in etrafında dönmüş.
— Mert: “Galiba eve dönüyorum…”
Ash elini sallamış:
— Ash: “Unutma Mert! Bir gün gerçek bir eğitmen olursan Pokémon dünyası seni bekler!”
Beyaz ışık Mert’i sarıp yükseltmiş. Gözlerini açtığında yine odasındaymış. Bilgisayar ekranında bölüm hâlâ duruyormuş… ama bir farkla: ekranın köşesinde parlayan küçük bir Lumin işareti görünüyormuş.
— Mert: “Bu bir işaret… Belki bir gün tekrar görüşürüz.”
Ve bu pokemon masalını dinleyen her çocuk şunu anlarmış:
“Gerçek güç, bir Pokemon’un yanında kararlı duran bir kalpte saklıdır.”
