Rüzgar ve Bulut Masalı

Rüzgar ve Bulut Masalı Oku
Rüzgar ve Bulut Masalı

Bir varmış bir yokmuş, gökyüzünün en yüksek katında yani gökyüzünün yükseklerinde iki eski dost yaşarmış: Rüzgar ve Bulut. Biri hızlı, kıpır kıpır; diğeri sakin, derin ve yumuşak. Aynı göğü paylaşır, farklı ritimlerle dünyayı dolaşırlarmış.

— “Hadi Bulut, hızlan!” diye esermiş Rüzgar.
— “Ben yetişirim” dermiş Bulut “ama önce içimde yağmuru büyütmem gerek.”

Bir gün aşağıdan ince bir ses yükselmiş:
— “Bulut amca, bahçem susadıBiraz yağmur gönderir misin?”

Rüzgar hemen kışkırtmış:
— “Duydun! Hemen yağ!”

Bulut mahcup bir tebessümle,
— “Daha bir damla bile biriktirmedim” demiş ve usulca uzaklaşmış.

O gün gök sessiz kalmış. Rüzgar ilk kez ıslığını yarıda bırakmış; hızının, dostuna sabırsızlık gibi göründüğünü fark etmiş. Ertesi sabah Bulut’u bir dağın tepesinde bulduğunda yavaşça yaklaşmış.

— “Özür dilerim” demiş Rüzgar. “İtmek istedim ama itmişim. Birlikte olmak isterken yalnız hissettirmişim.”

Bulut, bu sözlerin yumuşaklığında gülümsemiş:
— “Yağmur, sabreden kalpte büyür. Senin hızın güzel; benim ağırlığım da. Birbirimizi aceleye değil, dengeye çağırırsak gök güzelleşir.”

O günden sonra Rüzgar, Bulut’un yanına geldiğinde önce onun nefesini dinlemiş. İkisi birlikte uçmuş; dağlara serinlik, ovalara gölge, denizlere oyun taşıyıp dönmüşler. Her geçtikleri yerde kalpler ferahlamış.

Bir sabah, güneş doğmadan hemen önce Bulut fısıldamış:
— “Hazırım.”

Derin bir nefes almış, büyümüş, içi suyla dolmuş. Rüzgar hayranlıkla izlerken ilk damla düşmüş; sonra, sonra bir milyon damla daha… Rüzgar, yağmuru nazikçe kente taşımış. Çiçekler başını kaldırmış, pencereler açılmış, çocuklar gökkuşağının altından koşmuş.

— “Bak” demiş Bulut, “sabırla büyüttüğüm yağmur bu.”

Zaman akıp gitmiş. Sıcak bir yaz günü Bulut incelmeye, beyazlığı solmaya başlamış.
— “Gitme” diye esmiş Rüzgar, sesinde titrek bir yalvarışla.
— “Dönerim” demiş Bulut. “Toprağa inerim, denize karışırım, buhar olur yine göğe çıkarım. Dostluk, ayrı kaldığında da bitmeyen şeydir.”

Rüzgar beklemiş. Ne zaman gök çok ısınsa, denizlerin üzerinde serin şarkılar çalmış. Bir akşamüstü, ufuk çizgisinde sedef gibi parlayan bir buhar yükselmiş; minicik bir bulut kulak misafiri olur gibi yavaşça büyümüş.

— “Ben geldim” demiş Bulut.
— “Hoş geldin” diye gülmüş Rüzgar. “Bu kez sabrım da hazır.”

Artık ritimleri ortak bir şarkıya dönüşmüş: İlkbaharda tomurcuk uyandıran esintiler, yazın serinleten meltemler, sonbaharda yaprak dansları, kışın incecik kar taneleri… Her mevsim yeni bir buluşma, her yağmur bir kavuşma oluyormuş.

Bir çocuk göğe bakıp sormuş:
— “Anne, rüzgar bulutları nereye götürüyor?”
— “Dostuna” demiş annesi. “Çünkü en güzel yolculuk, bir kalpten diğerine gidendir.”

Ve gök, o gün bir kalp şekline bürünmüş. Denizde yansıyan kalpte rüzgarın ıslığı duyulmuş; bulutun gölgesinde bir şehir derin bir nefes almış.

Masalın sırrı: Rüzgar uzaklaşsa da Bulut hep onunladır; çünkü gerçek dostluk, mesafeyi değil, iki kalbi birbirine bağlar.

Kısa özet: Rüzgar hızını, Bulut sabrını paylaşır; birlikte yağmur olurlar. Ayrı kaldıklarında bile döngü tamamlanır—dostluk, göğün en güvenli limanıdır.

Bu masal Gamze tarafından özel olarak hazırlandı ve resmi sadece masal-oku.tr sitesine aittir.

1 Yaş Masalları2 Yaş Masalı3 Yaş Masalları4 Yaş Masalları5 Yaş Masalları6 Yaş MasallarıÇocuk MasallarıHikaye Oku