Bir varmış, bir yokmuş… Sislerin hiç eksik olmadığı, eski taş kulelerle çevrili gizemli bir vadide Nevermist Akademisi adında özel bir okul varmış. Bu okulda farklı yeteneklere sahip çocuklar eğitim görür, sıradan günler bile macerayla dolu geçermiş.
Bu okulun en dikkat çeken öğrencisi siyah örgülü saçları, ciddi bakışları ve güçlü zekâsıyla tanınan Wednesday‘miş. Wednesday çok konuşmaz, şaka yapmaz ama her zaman doğru olanı savunurmuş.
Wednesday’in ailesi kasabanın dışındaki eski bir malikanede yaşarmış. Babası Gomez neşeli ve cesur, annesi Morticia sakin ve bilge, en sadık arkadaşı Thing ise her zaman yanında olan küçük, canlı bir elmiş.
Okuldaki en yakın dostları ise enerjik ve renkli Enid ile resim yapmayı seven, sessiz ruhlu Xavier‘miş.
Bir sabah okulun bahçesinde tuhaf bir olay yaşanmış. Ağaçlar solmuş, gökyüzü griye dönmüş, ışıklar sanki kaybolmuş gibi görünmüş.
Enid endişeyle bağırmış:
— “Wednesday! Bahçemiz kararıyor!”
Xavier etrafına bakmış:
— “Resimlerim bile soldu…”
Wednesday dikkatle incelemiş.
— “Bu sıradan bir kararma değil. Bir şey ışıkları emiyor.”
O gün akşam Wednesday, Enid, Xavier ve Thing gizlice eski kuleye gitmişler. Burası eskiden okulun koruyucu merkeziymiş ama yıllardır kimse girmiyormuş.
Kulenin kapısı kendiliğinden açılmış.
İçeride karanlık bir sis dönüyormuş.
Bir ses yankılanmış:
— “Ben Unutuluş’um. İnsanlar birbirini umursamadıkça güçlenirim.”
Enid korkmuş:
— “Biz ne yapacağız?”
Wednesday sakin kalmış:
— “Birlikte duracağız.”
İlk adımı Xavier atmış. Yanındaki defteri açıp en güzel resmini çizmiş: Bahçede gülen çocukları.
Resim parlamış.
Enid hemen arkadaşlarına sarılmış:
— “Yalnız değilsiniz!”
Sarılma sıcak bir ışık oluşturmuş.
Thing yere küçük bir kalp şekli çizmiş.
Wednesday ileri çıkmış:
— “Gücün yalnızlıktan geliyor. Biz birlikteyiz.”
O anda sis çatlamaya başlamış.
Fakat gölge hâlâ direniyormuş.
— “İnsanlar yine unutacak!”
Wednesday cevap vermiş:
— “Belki. Ama biz hatırlatacağız.”
Gomez ve Morticia o sırada kuleye gelmiş.
Gomez bağırmış:
— “Korku sevgiye yenilir!”
Morticia fısıldamış:
— “Kalpten gelen ışık sönmez.”
Bir anda kule ışıkla dolmuş.
Gölge tamamen yok olmuş.
Bahçe yeniden renklenmiş.
Gökyüzü maviye dönmüş.
Kuşlar ötmeye başlamış.
Sabah olduğunda okul bayram yerine dönmüş.
Müdür herkesi toplamış:
— “Siz sadece bahçeyi değil, kalpleri de kurtardınız.”
Enid sevinçle zıplamış.
Xavier yeni bir tablo yapmış.
Thing alkışlamış.
Wednesday ailesine bakmış.
— “Birlikte olunca karanlık kalmaz.”
Morticia gülümsemiş.
— “Gerçek güç budur.”
O günden sonra okulda yeni bir kural konmuş:
“Kimse yalnız bırakılmaz.”
Wednesday hâlâ sessizmiş.
Hâlâ gizemliymiş.
Ama artık herkes bilirmiş ki, onun kalbi ışıkla doluymuş.
Enid bir gün sormuş:
— “Hiç mutlu oluyor musun?”
Wednesday hafifçe gülümsemiş:
— “Siz yanımdayken… evet.”
