Yalancı Çoban Masalı

Yalancı Çoban Masalı Oku
Yalancı Çoban Masalı

Evvel zaman içinde, rüzgarın gün boyu ıslık çaldığı, etrafı ormanlarla çevrili küçük bir dağ köyü varmış. Bu köyde, sürüleri korumakla görevli genç bir çoban yaşarmış. Adı Mert‘miş. Mert’in işi; sabah gün doğarken koyunları alıp tepeye çıkarmak, akşam olunca da hepsini eksiksiz geri getirmekmiş.

Mert aslında iyi kalpliymiş ama çok çabuk sıkılırmış. Günler hep birbirine benzeyince, otlayan koyunlara bakmak ona oyun gibi değil de sanki hiç bitmeyen bir ödev gibi gelmeye başlamış.

İlk Yalan

Bir gün, gökyüzü pırıl pırıl, her yer sakinken Mert kendi kendine homurdanmış:

“Kimse yanıma gelmiyor, bütün gün yapayalnızım. Keşke köylüler de tepeye çıksa, biraz eğlensek.”

Sonra aklına yaramaz bir fikir gelmiş. Bir anda ayağa fırlayıp köye doğru koşmaya başlamış. Nefesi yettiği kadar bağırıyormuş:

“Yetişin! Kurt geldi, koyunlara saldırıyor!”

Köylüler tarlaları bırakmış, kahvedekiler sandalyelerini devire devire dışarı fırlamış. Kimisi eline sopa, kimisi tırmık alıp Mert’in peşine takılmış. Tepeye vardıklarında koyunlar sakin sakin otluyor, ortalıkta kurt falan görünmüyormuş.

Meraklı bakışlar Mert’e çevrilince, o kahkaha atmaya başlamış:

Şaka yaptım! Biraz eğlenmek istemiştim, nasıl da koştunuz!”

Köylüler çok sinirlenmiş ama “çocuktur, yapar” diyerek seslerini fazla yükseltmeden geri dönmüşler. Yine de içlerinden bazıları, Bu çocuk böyle giderse başımıza iş açacak diye söylenmiş.

Yalan Alışkanlığa Dönüşüyor

Aradan birkaç gün geçmiş. Mert yine yalnız, yine sıkılmış. Yaşadığı eğlenceyi hatırlayıp gülümsemiş:

Bir kere güldüklerine göre, ikinci kez de koşarlar demiş.

Bu kez daha yüksek sesle bağırmaya başlamış:

“Kurt! Kurt! Bu sefer gerçekten kurt var, koşun!”

Köylüler önce tereddüt etmiş. İçlerinden biri, Belki bu kez doğrudur, koyunlar zarar görmesin deyince yine hep birlikte tepeye çıkmışlar. Yine aynı manzara: Kurt yok, tehlike yok, sadece Mert’in kıkırdayan sesi var.

Yine kandırdım sizi! Ne kadar da kolay inanıyorsunuz demiş Mert, yerlere yatıp gülerek.

Bu sefer köylüler iyice öfkelenmiş. Kimisi azarlamış, kimisi sırtına hafifçe vurup uyarmış:

“Son olsun bu! Bir daha böyle yalan söylersen kimse sana inanmaz.”

Gerçek Tehlike

Zaman geçmiş, bahar yerini yavaş yavaş yaza bırakmaya başlamış. Bir sabah Mert, her zamanki gibi sürüyü tepeye götürmüş. Güneş yükselirken ağaçların arasından sarı gözler parlamış. Gerçek bir kurt sessizce sürüye yaklaşmış.

Mert korkuyla yerinden fırlamış, kalbi hızlı hızlı atıyormuş. Bu kez oyun değil, gerçekten tehlike varmış.

“Yardım edin! Kurt geldi, koyunları kapıyor!” diye bağırarak köye doğru koşmuş.

Fakat köylüler onu görünce başlarını bile kaldırmamış. Biri tarlasını çapalamaya devam etmiş, biri çayını yudumlamış, biri de:

Mert yine yalan söylüyor, boşuna koşturmayalım demiş.

Mert gözleri dolu dolu yalvarmış:

Ne olur bu sefer inanın! Yemin ederim kurt var!”

Kimse yerinden kımıldamamış. Çünkü Mert, sözünün değerini çoktan kaybetmiş.

Mert çaresiz, tek başına tepeye geri dönmüş. Kurt, önüne gelen birkaç koyunu alıp ormana doğru sürüklemiş. Geriye, korkudan dağılmış, bir kısmı yaralanmış bir sürü kalmış.

Gün batımında köylüler merak edip tepeye çıktıklarında manzarayı görünce çok üzülmüşler. Hem koyunlara, hem de Mert’e acımışlar; ama aynı zamanda öfke duymaktan da kendilerini alamamışlar.

İhtiyar bir dede, Mert’in gözlerinin içine bakarak şöyle demiş:

“Evladım, yalan söyleyerek önce bizi, sonra kendini kandırdın. İnsan güvenini kaybedince, en çok da gerçekten yardıma ihtiyacı olduğunda bunun acısını çeker.”

O günden sonra Mert hiç kimseye yalan söylememiş. Ne eğlenmek için ne de işine geldiği için… Bir kez kırılan güvenin, kaybolan bütün koyunlardan daha kıymetli olduğunu anlamış.

Ve çocuklar, işte bu yüzden; ne olursa olsun doğruyu söylemek, en zor anda bile yalandan daha güçlüdür. Masal da burada bitmiş. Gökten üç elma düşmüş: biri her zaman dürüst kalanların başına, biri hatasını anlayıp bir daha yalan söylemeyenlerin kalbine, biri de başkalarına güvenmeyi hak eden tüm iyi yürekli çocukların evine…

Bu masal Gamze tarafından sesli masal olarak okunup, keyfi yorumuyla gerçekçi yazılmıştır. daha fazla masal okumak için lütfen ziyaret edin.

3 Yaş MasallarıÇocuk MasallarıHikaye Oku