Zümrüdüanka Kuşu Masalı

Zümrüdüanka Kuşu Masalı Oku
Zümrüdüanka Kuşu Masalı

Benzersiz bir hikaye, Zümrüdüanka Kuşu masalı, ateşten doğan efsanevi kuş ile cesur bir kızın, gökyüzünü yeniden aydınlattığı umut ve iyilik dolu özgün bir hikayedir.

Bir varmış bir yokmuş… Dağların gölgesinin düştüğü, bulutların ninni söylediği uzak bir vadide zeynep adında küçük bir kız yaşarmış. Zeynep’in en büyük hayali, herkesin sadece fısıltılarda anlattığı efsane kuşu görmekmiş: Zümrüdüanka.

Her gece gökyüzüne bakar, içinden şöyle dermiş:
Eğer gerçekten varsan, bir gün mutlaka beni duyacaksın.

Bir sabah güneş doğarken vadinin üstünde esrarengiz yeşil bir ışık parlamış. Ağaçların yaprakları titremiş, rüzgar sanki “Gel…” diye fısıldamış. Zeynep’ın kalbi hızlı hızlı atmaya başlamış.

Vadinin ortasındaki kurumuş göle yaklaştığında gölün içinde dev bir ateş çiçeği yanıyormuş. Tam ortasından tüyleri zümrüt gibi parlayan, kanatları alev gibi kıvrılan muhteşem bir kuş yükselmiş: Zümrüdüanka Kuşu.

Zeynep şaşkınlıkla geri çekilmiş:
Gerçek misin?..

Kuşun sesi rüzgar kadar yumuşakmış:
Gerçek olan, görmek isteyen kalplerdir çocuk.

Zeynep kendini toparlamış:
Neden buradasın? Ben seni çağırmadım ki!

Zümrüdüanka kanatlarını açmış:
Ama umut beni çağırdı. Göğün sönmeye yüz tuttuğunu hissettim.

Zeynep korkuyla sormuş:
Gökyüzü mü sönüyor?

Kuş başını eğmiş:
İnsanlar birbirinin ışığını üzdüğünde, gökyüzü solmaya başlar. Yeni bir kıvılcım gerek.

Zeynep kararlı bir sesle:
O kıvılcımı ben bulurum! Bana ne yapmam gerektiğini söyle!

Zümrüdüanka, ateşten bir tüy bırakmış:
Bu tüy yalnızca temiz niyetle parlar. Üç kişiye umut verebilirsen, gökyüzünü kurtarmış olursun.

Zeynep tüyü alıp köyüne koşmuş. Köyde herkes yorgun, dargın ve sessizmiş.

Önce yalnız yaşayan yaşlı amcanın kapısını çalmış:
Dedecim, bu tüy senin için.
Yaşlı adam şaşırmış:
Benim için mi? Neden?
Zeynep gülümsemiş:
Çünkü yalnızların ışığı çabuk söner.

Tüy, adamın elinde altın gibi parlamış.

Sonra bir köşede tartışan iki kardeşe gitmiş:
Kavga ederseniz gökyüzü üzülür. Bakın, tüy sizin elinizde de parlıyor.
Kardeşler utanmış, barışmış.

Son ışığı ise ağlayan küçük bir kıza götürmüş:
Yanında olduğumu bil. Birlikte yürürsek hiçbir yol karanlık kalmaz.
Küçük kız gülümseyince tüyün içindeki kıvılcım göğe doğru yükselmiş.

Bir anda bulutların rengi geri dönmüş, güneş eskisinden daha parlak açmış. Zümrüdüanka tekrar belirip Zeynep’in omzuna konmuş:
Sen yaptın çocuk. Gökyüzü artık senin kadar güçlü.

Zeynep sevinçle cevap vermiş:
Sen olmasaydın cesaret edemezdim!
Zümrüdüanka kanat çırpmış:
Kanatlar bende, ama ışık sende.

Sonra gökyüzü boyunca uzanan yeşil bir çizgiyle süzülerek kaybolmuş.

O günden sonra herkes şu sözle Zümrüdüanka Kuşu masalını anlatırmış:
— Zümrüdüanka, yalnızca umut etmeyi bilen iyi kalplere görünür; ışığın nerede saklı olduğunu hatırlatanların kanadında uçar.

Zeynep bu masalı her gece dinlemiş ve kimsenin kalbini kırmamak, üzmemek için uğraşmış. Bu masal Gamze tarafından yazılmıştır. Daha fazla uyku masalı ister misin?

Uyku Masalları